Erdemir 2014 Faaliyet Raporu: Çelik gibi parlak, balon gibi şişirilmiş…

Türkiye’de şirketlerin kurumsal sorumluluk ile ilgili kamuoyuna bilgi aktarmalarını teşvik edecek tek resmi belge Sermaye Piyasası Kurulu’nun ilk defa 2003’te yayınladığı Kurumsal Yönetim İlkeleri’dir. Kurumsal Yönetim İlkeleri şirketlere tavsiye niteliğinde yayınlanmıştır. Ancak Sermaye Piyasası Kurulu’nun 2005’te aldığı ek karara göre, hisseleri halka açık şirketler, yıllık faaliyet raporlarında Kurumsal Yönetim İlkeleri’ne yer vermek zorundadır. Bu ilkeler hala tavsiye niteliğinde; fakat “uygula, uygulamıyorsan açıkla” prensibi sebebiyle şirketler Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin başlıklarına en azından yer vermek durumundalar.

Bu sayede insan kaynakları yönetimi, çevresel yaklaşımlar ve sosyal sorumluluk ile ilgili başlıklar sayesinde, en azından halka açık şirketlerin faaliyet raporlarında kurumsal sorumluluk ile ilgili veriler bulabiliyoruz.

Fortune 500 Türkiye listesinin 2013 verilerine göre Türkiye’nin en büyük 15. şirketi konumundaki Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları A. Ş.’nin (Erdemir) hisselerinin %47.63’ü halka açık durumda. Erdemir, müstakil bir kurumsal sorumluluk raporu yazmamasına rağmen, faaliyet raporunda hem Kurumsal Yönetim İlkeleri’ne, hem diğer bazı kurumsal sorumluluk ile ilgili konulara yer vererek kamuoyuyla bilgi paylaşmış oluyor: http://www.erdemirgrubu.com.tr/sites/1/upload/files/ERDEMIR2014-TR-FiNAL-571.PDF

Ülkemizin en büyük çelik üreticisi olan Erdemir’in raporunda çelik ile ilgili pek çok fotoğraf görmek mümkün. Raporda öğrendiğimiz bilgilere göre Erdemir “Türkiye’nin tek entegre yassı çelik üreticisi” olmasının yanı sıra “sektörün en beğenilen şirketi” olarak tanıtılıyor. Sektörde bir tek Erdemir varsa bu sonuç çok büyük bir sürpriz olmasa gerek.

Bu internet sitesinin konusu gereği, çok güçlü bir sanayi kuruluşu olan Erdemir’in sektörel başarılarından ziyade, Erdemir’in raporunda yer alan ve finansal olmayan verilere odaklanmaya devam ediyoruz:

Ekran Resmi 2015-06-02 21.54.40Yönetim Kurulu Başkanı Ali Pandır, bence Türkiye’deki kurumsal raporlarda en fazla kullanılan o meşhur mesajı tekrarlayarak, piyasa koşulları kötü olduğu halde şirketlerinin iyi bir performans izlediğinden bahsettiği bir mesajla okuyucuyu karşılıyor.

Erdemir kendisine 2020 yılında ulaşmak istediği 11 hedef belirlemiş. Genel olarak Erdemir’in 2020 vizyonunu (neden “2020” acaba?) “Dünya Klasında Şirket Olmak” oluşturuyor. Hedeflerin çoğu etkin bir şirket olmak üzerine kurulu. Sadece bir maddede “topluma, insana ve çevreye saygılıdır” ifadesi kullanılmış. Oysa biz, kurumsal sorumluluğa ilişkin daha fazla kurumsal amaç görmek isterdik.

Rapora göre:
“Erdemir Grubu’nun ‘Önce İnsan’ yaklaşımı sayesinde çalışanları aileye katıldıkları ilk günden itibaren kendilerine verilen değeri hissediyor ve karşılığında sarsılması zor bir bağlılık oluşturuyor. Erdemir Grubu çalışanları, kurum kültürünü, misyon, vizyon ve değerleri benimsemiş; tek yürek olarak tek hedefe koşan; açık iletişime, ekip çalışmasına, farklılıklardan gelen sinerjiye inanan; fark yaratan, yenilikçi ve her şeyden önce mutlu çalışanlardır.”

Bu hoş açıklamanın temenni mi, yoksa bir gerçeklik mi olduğunu anlamakta zorlanıyoruz. Rapor çalışanların gerçekten “mutlu” olup olmadıklarını bize şeffaf bir şekilde aktarabilecek verileri maalesef içermiyor.

İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) ile ilgili olarak Erdemir’in zaten tamamlamak durumunda olduğu OHSAS denetimlerinin tamamlanmış olmasına raporda bir buçuk sayfa ayırılmış. Bu tip yasal zorunluluk kapsamındaki denetimlerin uzun uzun sanki sadece sözü edilen firmaya yönelik bir etkinlikmiş gibi anlatılması maalesef Türkiye’de yayınlanan raporlarda sıklıkla karşılaştığımız bir “şişirme” yöntemi.

Raporda İSG alanında Erdemir’in sahip olduğu özel “Kaza Analizi” programının örnek bir uygulama olduğundan da bahsediliyor. Fakat bu programın hangi veriler neticesinde örnek teşkil edeceği maalesef okuyucunun hayal gücüne bırakılmış.

Yine İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası uyarınca zorunlu olan İSG eğitimleri ile ilgili veriler, sanki Erdemir’e özel etkinliklermiş gibi uzun uzun anlatılmış.

Raporun 57 ve 58. sayfalarında yer alan “Sürdürülebilirlik” başlığı altında bir çok beylik ifadeye rastlanabilir. Raporda sürdürülebilirlik kavramının Erdemir stratejisinin belirlenmesinde kilit role sahip olduğundan söz ediliyor, ancak maalesef yine bu rolün nasıl gerçekleştirildiği ile ilgili herhangi bir somut veriye rastlayamıyoruz. Bir diğer kafa karışıklığı ise bir ürün olarak çeliğin tamamen geri dönüştürülebilir olduğu için sürdürülebilir olmasıyla ilgili. Bu özellik çelik için geçerli, Erdemir için değil. Erdemir maalesef sürdürülebilir özelliklere sahip ürün üretiyor olmanın mutlaka kurumsal sürdürülebilirliği sağlamayacağını anlamış bir şirket olarak görünmüyor.

İnsan Kaynağı başlığı altındaki işe alım uygulamaları, kurum kültürü çalışmaları, yüksek performans kültürü, eğitim faaliyetleri ve yetenek yönetimi gibi başlıklar altında Erdemir’in sadece temennilerini okuyabiliyor, herhangi bir ölçülebilir veri ile –yine- karşılaşamıyoruz. Dahası 2014’te 12.800 kişiyi istihdam eden Erdemir’in çalışanlarının cinsiyet dağılımı maalesef açıklanmıyor. Erdemir’in raporlama yaklaşımı, uygun bulunan konuları veri sağlamaya gerek duymadan şişirmek, uygun bulmadığı konuları ise gizlemek olmalı!

Erdemir Grubu 2014 yılında (Erdemir 1.300, İsdemir 2.084, Ermaden 3.800 olmak üzere) toplam 7.184 fidan dikmiş. Bu çabayı takdir etmek gerekiyor; ancak Tüpraş’ın aynı yıl 8.836, Opet’in ise 2012’de 32.155 fidan diktiğini hatırlatalım.

“Kurumsal Sosyal Sorumluluk” başlığı altındaki içeriği incelediğimizde Erdemir’in kurumsal sosyal sorumluluk, sosyal sorumluluk, hayırseverlik, kurumsal bağış gibi konuların arasındaki ayrıma vakıf olamadığı anlaşılıyor.

Erdemir’e göre “Her yıl olduğu gibi 2014 yılında da Erdemir Grubu çalışanları Kızılay tarafından düzenlenen kan bağışı kampanyalarına rekor düzeyde katılım sağladı. Grup şirketleri 2014 yılına da sahip oldukları yetkin insan kaynağı, teknik ekipman ve donanımlarıyla yangın, sel, taşkın, heyelan gibi çalışmalarda aktif rol alarak yerel yönetimlere destek vermeyi sürdürdü.” Tekrar, bir kere daha, yine sormak gerekiyor, hangi ölçülere göre, hangi verilerle ifade edilebilecek şekilde?

Ekran Resmi 2015-06-02 22.33.13Ayrıca duyduk duymadık deme sayın okuyucu! Türkiye’nin en büyük 15. şirketi, dünyanın 40 ülkesine ihracat yapan, rapor bilgilerine göre 2014’te kârını %51 artıran, dillere destan Erdemir, 2014’te ihtiyaç sahiplerine tam 10 (yazıyla: on) tane akülü sandalye almış! Bunu da yıllık raporuna büyük bir başlık olarak yazmış! Erdemir olmasaydı ne olurdu ülkemizdeki engelli vatandaşların hali? Tebrik ediyoruz!

 

 

 

One thought on “Erdemir 2014 Faaliyet Raporu: Çelik gibi parlak, balon gibi şişirilmiş…

  1. Sayın Berkay Orhaner,
    Daha detaylı bilgi vermek üzere size telefon yoluyla ulaşmak isteriz. Telefon no bilginizi bizimle paylaşmanızı rica ederiz.
    Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.